Çarşamba, 14 Eylül 2011 20:15

-başlıksız-
Evren mana cümbüşü ispat çok,
Mühürlü kalpten uyarı: Sinyal yok!
Kaynağa yolculuk var misal: Pervane!
Nasipsiz genç, çağrıya fütursuz: Boşversene!
Haykırmaktayken bütün varlığıyla kainat,
Nedir manasızca yaptığın bu inat!
Madde gösterilirken hudut,
Savur saplantıları gönlünü tut…
O gün kısıtlı düşünen izmler çökmüşken bir kenara çaresiz,
Salla bir tokat: Haykır onlara bana Allah yok diyen değil miydiniz siz!
Hislere şifa Kur’an, kainata engin bir ufuk,
Kalplerin ilacı el-tespit: düşünceden yoksunluk
İman inananın kalbinde tükenmez bir küheylan,
Yapma delikanlı, düşün ve inan!
Yırt, del, geç sınırları!
Mantığı al karşına ispatları ser!
Susayan alnına bir yudum secde ver…
Ömer Faruk Koç
***
İLAHİ ADALET
İlahi adaletin her zerresini her gün yaşarken ben
Kimseyi havale etmem Yüce Yaradan’dan başkasına
Sen göremesen de esas adaleti,
Tasalanma hak yerini bulur en nihayeti…
Var mıdır? Yaradan’dan başka adalet sağlayan?
Var mıdır? Ondan başka kanun koyan?
En yüce kitapta defalarca adalet yazılmamış mı?
Varılacak en yüksek mevki neresi?
Hak arayacağımız en yüce divan neresi?
Denilmiyor mu ayette:
“Ölçü ve tartıyı adaletle yapın.” /Enam-152
Kim sağlar bu kainatta ki terazinin dengesini?
Kim verebilir çalışmadan edinilmiş hakları?
Bir şehadetle kazanılmaz mı bütün hazineler?
Bir tövbeyle arınılmaz mı bütün günahlardan?
Belki de hiç bir hukuk bu kadar kolaylık sağlamaz,
Belki de hiç bir hukuk bu kadar kolay uygulanmaz,
Bir şehadetle sana cennet sunan hukuk var mı?
Bir tövbeyle seni cehennemden kurtaran hukuk var mı?
Hangi kıdem sana bu kadar torpil yapar konu mevki olunca?
Denilmiyor mu ayette:
‘Biz ona şah damarından daha yakınız’ / Kaf-16 ?
Dilediğin kadar O’nun saltanından isteyebilirsin.
Denilmiyor mu ayette:
‘Bana dua edin size cevap vereyim’ (Mü’min suresi,40/60)
Hangi hâkim seni bu kadar dinler, sen sanık olunca?
Hangi hâkim seni ‘iyi niyet’ durumuyla tahliye der sen suçlu olunca?
Hangi yargıç seni bu kadar pişmanlık yasasından faydalandırır bütün Suçların nefsi müdafa olmaksızın ispatlandığında?
Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (Mümtehine suresi / 8 )
Öyle bir adalet ki bir güneşten bütün canlılar faydalanıyoruz,
Hepimize bölüştürülmüş bir gökyüzü var,
Hepimizin basacağı bir toprak var,
Ve hepimizin ana-babası, Adem ile Havva…
Başka hukuka gerek yok…
Gülsen Yakar
***
YILDIZLI BİR İNTİHAR
Sensiz bir geceye daha gebe saatler,
daha önce doğurdukları yetmezmiş gibi...
Sen gittikten beri ben, geceleri lanetlerimle zifirileştirdim.
Ruhumda beyaz bir yer kalmadı...
Siyaha boyandı, yasa boyandı, yaşa boyandı...
Oysa ben yüreğimi sana adamıştım; bak şimdi boşa çıktı tüm adaklarım...
Çünkü sen gittin!
Götürdün bavulunda mutluluğumu, sevgimi, saygımı tüm benliğimi..
Beni ben yapan, insan yapan her şeyi götürdün yanında...
Şimdi tanımsız bir varlığım ardında kalan...
Belki içi fosalmış bir ceset yığını, belki yüreği yokluğuna s'atılmış zavallı bir köle..
Ben de bilmiyorum, neysem neyim...
Sen olmadıktan sonra hiçbir şeyim nasılsa...
Hatırlar mısın bilmem?
Her gece gökyüzündeki yıldızları seyrederdik seninle bir gül gölgesinde...
Sen yıldızları toplar başıma taç yapardın, ben mutluluktan güller açtırırdım yüzümde..
Şimdi sırf sen gittin diye kopardım tüm yıldızları gökyüzünden...
Tek tek uladım birbirine.
Geçirdim boynuma ve astım kendimi sensiz yüreğimin darağacına, sallandırdım yarattığım karanlıklarımda...
Ve kayboldum, öldüm...
Gül Akın
***
AFRİKA'DA ACI
Saldırır!
Okurken dudaklarınızı sakın oynatmayın,
Kaçmazsın, avazından.
Dile kolay, acılarında bir kobay olmak zor…
Sakın kıpırdatma,
Dilin kemiği yok,
Olmadık kalbe uzanmasın…
Gülüşlerim, yüz hatlarımın coğrafyası
Çehremin başkenti,
Eşgalimin atomu.
Parçaladılar…
Her bir mimik kemiklerimde,
İliklerimi aldılar,
İlik nakli, çözer kemiklerimden gülüşlerimi
Şimdi hangi kıtada gülüşlerim,
Gülüşlerim artık yabancı,
Artık kahkaha atamıyorum,
İliğim bitti.
Damarlarım, çekiliyor… pes dercesine
Gidişinin her adımında ‘Acının’ baş harfi.
Fransız işgali vuran bir neşter
Beklide bir Türk darbesi…
Hepsinin sonu acıdır, politikacı.
Gülüşlerim, dişlerime tıkılmış
Bir mahkûm…
Gülüşlerim
Bir kemik torbası,
Kırılmadık yeri kalmayan,
Artık anonim, gülüşmek,
Ne zaman Afrika gülerse… Acılara
Ben ordayım… Acısıyla, acısıyla
Bana acı mayın verin
Dudağına süreceğim sefaletin.
Kadir Sahin
Şiir Defteri - Eski Sayfalar



















Yorumlar